Yazılı köyü yolları
A. ALMACA : Merhaba, Yazılı köyünün yol olmaktan çıkmış olduğu yorumuna ben de katılıyorum. Mevcut asfalt diye nitelendirilen yolun bir an önce düzeltilmesini umuyorum. Ayrıca Mezarlık yolu olarak bilinen yağmur yağdığında araçların hareket bile edemediği yol (yol diyemeyeceğim) bir an önce elden geçirilmeli gerekli yerlere künkler konulmalı ve asfalt yapılmalı. Bunu sayın yetkililerimizden istirham ediyorum. Saygılarımla..

koy yollari hakk
h.altiokka : Yazili koyunun yollari Yol olmaktan cikmis,keci yoluna donmustur.hukumetin sadece belli koyleri degil,tum ilce koylerini irdeleyip esit hizmeti goturmesi gerekmezmi?

Arapgir postası
nevgiz : Fethi Gemuhluoğlunu anma töreninde Arapgir Postasının olmamayışı çok manidardır.Fethi Gemuhluoğlu ki yazma orucunu Arapgir postasında bozmuş. Arapgir postası onun için hep önemli olmuştur.

BAŞARILAR
HAMZA ÇALGAN : ÇOK DEĞERLİ MESLEKTAŞIMIN MİLLİ EĞİTİMDE OLDUĞU GİBİ BELEDİYE HİZMETLERİNDE DE BAŞARILI OLACAĞINDAN EMİNİM.AYRICA PARTİMİZE DE BUNCA YIL EMEK VERMİŞ BİR ARKADAŞIMIZI BÖYLE BİR HİZMETE LAYIK GÖRDÜĞÜ İÇİN HALUK BAŞKANIMIZA DA AYRICA TEŞEKKÜR EDERİZ. HAMZA ÇALGAN HEKİMHAN MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ...

bassagligi
H.ALTIOKKA : Tüm Arapgirlilerin başı sağolsun.Sayın Aslanoglu gerçekten caliskan ve milliyetçi bir kimliğe sahipti.allah gani gani rahmet eylesin.


ali sağlam : memleketimize hayırlı uğurlu olur işallah emeği geçenlere teşekkürü bir borç biliriz..

resimler
Nihat AYDIN : sayınyetkili haberlerinizde kullandığınız resimler çok belirsiz lütfen daha net ve çok resim yayınlr mısınız

Arapgir Türkülü halk oyunlarının derlenmesi
veysiALEMDAROĞLU : Arapgir türkülü halk oyunlarınının derlenmesi konusunda bana yardımlarını esirgemeyen sayın belediye başkanımız Haluk CÖMERTOĞLU na teşekkürlerimi sunarım

Tebrik
Selman SAĞLAM : Allah hayırlı etsin...

guuzel
iismail : cok gzl olmus kurtlar vadisi hakkinda da yazn..

ANKARA
KULİS »
Kimler Milletvekili Olmalı?
Seçime az bir zaman kaldı. Devlet, hükümet, yerel ve merkez teşkilatlarıyla partiler kendi cephelerinden hazırlıklarını yapıyorlar.
Hizmetkar Liderlik Modeli

Seçim sürecinin doğası gereği hazırlıklar iki temel noktada yoğunlaşıyor. Birincisi, partilerin vatandaşın teveccühünü kazanmak ve tercihlerini etkilemeye yönelik çalışmaları. İkincisi seçimin odağı konumundaki milletvekili adaylarının belirlenmesidir. Nitekim genel seçimlerde her ne kadar partilerin oy oranları öne çıksa da asıl olan milletin vekillerini seçmektir.

 

Acaba milleti temsil edecek vekiller nasıl belirleniyor, hangi süreçlerden geçiliyor, neye göre değerlendiriliyorlar? Daha da önemlisi kimler vekil olmalı ve vekil adaylarında ne gibi özellikler aranmalıdır?

 

Kuşkusuz her partinin kendine göre aday seçme yöntemi ve değerlendirme kriterleri vardır. Bildiğimiz kadarıyla, parti teşkilatlarının görüşleri, temayül yoklamaları, parti merkezinin görüşü, esas karar verici komitelerin görüşleri ve nihayet liderin kararı etkili oluyor. Yine geçmişten bildiğimiz kadarıyla adayların belirlenmesinde; partilerin belirlediği kriterler, liyakat araştırması, partiye yakınlık düzeyi, parti için çalışmış olma, bölgesini temsil gücü, yapılan görüşmelerdeki performans, parti içi dengeler gibi klasik değerlendirme kriterleri öne çıkıyor.

 

Bu klasik değerlendirme sürecinin bugün artık yeterli olmadığı, olmaması gerektiği açıktır. Bunun birkaç temel nedeni vardır: Her şeyden önce temel kişilik özellikleri göz ardı edilerek meclise gönderilen kimi üyelerin sergiledikleri insan manzaraları, iletişim güçlükleri, kendini ifade etme zaafları, yersiz öfke nöbetleri ve hatta kavgacı tutumlarını artık aşmamız gerekir. Diğer yandan bugün ortalama büyüklükteki bir işletme bile üst düzey bir yöneticiyi işe alırken, adayları en ince ayrıntılarına kadar inceliyor, insanı tanıma tekniklerinden yararlanıyor, temel liderlik becerilerinin ayrıntılı haritalarını çıkarıyor. Milletvekilleriyle ilgili klasik değerlendirme sürecinin bilimsel yol ve yöntemleri de içermesinin en önemli nedenlerinden birisi Türkiye'nin bulunduğu hassas noktadır. Zira Türkiye eski Türkiye değildir. Bölgesinde liderliğe oynayan, dünyanın siyaset ve ekonomi gündemindeki rolü giderek artan bir güç merkezi olan bir Türkiye'yi temsil edecek vekillerin seçilmesi, geleneksel siyaset ve parti anlayışının ötesinde ele alınmak zorundadır.

 

Kimi sorunlarına rağmen yıldızı giderek parlayan, bir marka olarak değeri artan ülkemizin, kaderinde rol oynayacak üyelerin de yıldızı parlayan lider kişilikler olmaları gerekli hatta zorunludur. Toplumumuzun yerel değerlerini koruyarak küresel değerlere taşıyacak, hangi partiden olursa olsun öncelikle Türkiye gerçeğinin sevdalısı olan, bütün güzel renkleri, çeşitliliği, gelenekleri ve alt kültürleriyle ülkemizin birlik ve beraberliğinin çimentosu olabilecek lider kişilikler aranmalıdır. Meclisteki her üye; kendisini, ailesini, seçim bölgesini, partisini ama tüm bunların şemsiyesi konumundaki Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni taşıyabilecek bir ağırlığa, yiğitliğe, etkinliğe, çalışkanlığa, başarı güdüsüne, basirete, ahlak ve adalet anlayışına, içselleştirilmiş bir demokrasi bilincine, engin bir hoşgörü potansiyeline sahip olmalıdır. Belki de en önemlisi benlik atından inmiş hizmetkâr bir lider olması gerekli ve önemlidir.

 

Tabii ki mensubu olunan partinin temel görüşleri, ilkeleri, temsil edilmelidir. Ama bu, milletin vekilliğini gölgelememelidir. Siyasetin klasik çarklarının belirlediği, sınırlandırdığı, ezdiği ve izin verdiği oranda bir duruşun, klasik bürokrasi çarklarını aşmayan bir deneyimin ve sıradan bir sandalye sayısının aşılması önemlidir. Oturulan koltuktan güç almanın ötesinde oraya bir renk, bir derinlik, bir güç ve bir değer kazandırılması önemlidir. Bir yandan içinden geldiği halkı, davranış düzleminde temsil edebilmeli ama diğer yandan bir dünya vatandaşı olabilmeyi başarmalıdır lider adayı.

 

HİZMETKÂR LİDERLİK MODELİ

 

Türkiye artık vekillerini seçerken; klasik siyaset seçkincilerinin baskısını, elit sınıfın tahakkümünü, salt maddi gücün belirleyiciliğini, otorite kökenli yerel temsil ve zorunlu önderlik eğilimlerini, parti üst yönetimlerine ve liderliğine yakınlığına dayanan eğilim ve uygulamaları aşmalıdır. Gönlünü kendine değil ötekinin varlığına adayan, alarak değil vererek zenginleşmeyi tercih eden, üreten ama belki de sesi soluğu çıkmayan kristalize kişilikleri arayıp bulmalıyız. Bulmalıyız, nitekim toplumumuzun temel değerlerini yitirmeden dönüşmesini, kendisini kabul ederek gelişmesini, toplumsal barışı, ilk onda yer alan bir ekonomiyi hayal ediyorsak tüm bunları hayalin ötesinde hayatının mücadelesi haline getirmeye aday liderler seçmeliyiz.

Unutulmamalıdır ki liderlik; başkalarının omuzlarına basarak çıkılan bir irtifa olmaktan, otorite kökenli bir egemenlik alanı olmaktan giderek uzaklaşıyor. Şu anda dünyadaki birçok toplumun, geleneksel otorite kökenli liderlik yapılarına başkaldırıları bunun en güncel göstergesidir. Bu toplumsal başkaldırılar, güç ve otorite kökenli liderliğin giderek tükendiği, insan odaklı hizmetkâr liderliğin yükseldiğinin açık bir sonucudur. Temel liderlik paradigmalarındaki bu değişim, başlı başına incelenmesi gereken bir konudur.

 

Liderlik; ailede, kurumda, toplumda yönetim alanındakilerin hizmetinde olmayı başarma sanatına dönüşüyor hızla. Dolayısıyla milletin vekilleri, tüm hücreleriyle halkı temsil edebilmeli ve onların hizmetinde olmayı benimsemiş olmalıdır. Bunun için eğitim düzeyi ne olursa olsun her gün yeniden doğabilecek bir sürekli öğrenme alışkanlığına; bilgiyi anlama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme süreçlerine duyarlı olmalıdır. Karar süreci, önyargıların gölgesinden bilginin aydınlığına geçebilmelidir.

 

Milletvekili adayı; sözü edilen tüm bu bireysel özellikleri sağlayacak bir IQ'ya yani soyut zihinsel potansiyele; bunu sergileyecek bir EQ'ya yani duygusal iletişim ve ikna becerisine ama hepsinden önemlisi insanı ve insani değerleri merkez alan MQ'ya yani moral zekâya, gelişmiş bir kalp ve gönül zekâsına sahip olmalıdır.

 

Böylece lider adayı, varlıklar âleminde niçin bulunduğu sorusu ve cevabı ile barışık olmalıdır. Kendi varlığı ile şu dünyaya bir fark, bir renk, bir derinlik, bir eser katabilmiş olmalıdır. Dünya görüşü, inanç derinliği ve siyasi duruşu ne olursa olsun ondan razı olanların sayısı önemlidir. Bir anlamda her an insanüstü-ilahi bir teftişe hazır bir gönül eri olabilmelidir.

 

Belki ideal bir insanı tarif ediyoruz diye düşünülebilir. Evet, milletin seçilmişleri, mümkün olduğunca ideal insan çizgisine yakın olmalıdırlar. Her türlü tarafgirliği, aşırılığı, ötekileşmeyi, yabancılaşmayı, korkuları, önyargıları ve fanatizmi aşıp ihtiraslarının yörüngesinden kurtulmalı, yerel değerleri yitirmeden dünyayı okuyabilmelidir vekil adayları. Her şeyden önce hayatının odağına yerleştirdiği temel değerler ile en az kendi benliği kadar başkalarının benliğini de inşaya yönelen liderleri seçebilmeliyiz.

 

Milletvekili adayları için öncelikle dile getirmeye çalıştığımız bireysel kişilik özelliklerinin nasıl belirleneceği, nasıl ayırt edilebilecekleri bir başka yazının konusu olabilecek genişliktedir. Ancak unutulmamalıdır ki günümüzde lider adaylarının temel kişilik özellikleri; zihinsel, duygusal ve sosyal potansiyelleri ama en önemlisi temel insani değerler konusundaki derinlikleri bakımından özgün profillerini belirlemeye yönelik yol ve yöntemler oldukça gelişmiştir.

 

 

 

Kaynak :Zaman Gazetesi (Dr. İlhami Fındıkçı Davranış Bilimleri Uzmanı)

 

 
Facebook ta Paylaş
Bu habere Facebook'tan yorum yaz...

Bu haber hakkında henüz yorum yapılmamıştır...
Bu yaz Arapgir'e gidecek misiniz?






İlçemiz Gocu (Aktaş) Köyü Dişterik mezrasından Ali Sağlam'ın eşi Havva Sağlam tedavi görmekte olduğu hastanede perşembe günü vefat etmiştir.(19/02/2016)
haberarapgir.com - 2011 © Her Hakkı Saklıdır.